Source: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ilber-ortayli/sah-ismailin-topraklarinda-40262975

Bugün Erdebil ve Tebriz’de herkes Yavuz Selim ve Şah İsmail kavgasının ne kadar lüzumsuz ve tahripkâr olduğunu tekrarlar. Birisi Türk şiirinin en arı dilli şairi olan Şah İsmail, öbürü Fars şiirinin üstadı olacak derecede dil bilen Yavuz Selim’in savaşı bir medeniyet mücadelesi değildir. Peki bu kavga ne içindi? Şah İsmail’in anayurdunda bunu düşünmemek olmaz.

GEÇTİĞİMİZ hafta İran-Azerbaycan vilayetinde, Tebriz’de ve ardından da Erdebil’de bir öğrenim turu yaptık. Rehberler Vakfı Başkanı Çimen Paşa, İran Başkonsolosluğu’nun daveti üzerine gereken organizasyonu yaptı.

İran’ın bu kısmı benim için meçhul değildir. İlk defa 1986 sonbaharında İran’ın bu bölgesine otobüsle geçmiştim. Çok daha geleneksel bir hayat vardı; şehirler mütevazıydı, kırlarda bir ekonomik yetmezlik görülüyordu.

KENDİ DÜNYASININ MERKEZİ

Şunu söylemek gerekir: İran’ın şimalindeki bütün şehirler gibi Tebriz de kendi dünyasının merkeziydi. O zamanki Erdebil, Tebriz ve Urmiye halkı zarif bir geleneği devam ettiriyordu, şehrin münevverleri bugünkü gibi Fars ve Türk edebiyatının üstadı, tarihi mimariyi iyi tanıyan, bilgili kimselerdi. Geçen zaman bu zenginliği yıpratmamış.

SAFEVİLİĞİN MERKEZİ ERDEBİL

Kıyılardan sonra Elbruz Dağları’nı aşarak Erdebil’e iniyoruz. İran’ın en ormanlık bölgesi burası. Erdebil verimli bir plato üzerinde ayrı bir vilayettir. Ahalisi Türkçe konuşur. Mühim olan şu: Burası Safeviliğin de doğduğu yerdir.

Source: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ilber-ortayli/sah-ismailin-topraklarinda-40262975